İslam'da Evlik Yaşı Kaçtır?

Sayfa Başlıkları

Talak Suresi Dördüncü Ayetteki Çarpıtma

Alttaki fetvayı çok soru sorulan bir internet sitesinden aldım.

Fıkıhta evlilik yaşları kaçtır. Küçükyasta evlenen kızın gerdek için hayız görme şartı var mı?

Evlilik yaşı konusunda belirlenen bir sınır yoktur. Evlenen kızın nikah için büluğ çağına ermesi şart değildir; ancak cima için büluğ çağına ermesi gerekir. Fıkıh açısından teorik olarak bebek de, yüzellilik ihtiyar da evlenebilir. Ancak evlilik hayatında problem olabilecek derecedeki yaş farklılıklarına kefâet (denklik) açısından bu konuda dikkat edilmelidir.

“Evlilikte yaş sınırı yoktur” diyor. Halbuki Kur'an evlilik çağından bahsediyor, reşit olmayı şart koşuyor. Çocukların evlenebileceğine dair fetva Talak suresi dördüncü ayeti yanlış anlamaya çabalamaktan geliyor. Minareyi çalan kılıfını hazırlar misali çocuklarla evlenmeyi caiz göstermek isteyenler bu ayeti bilerek yanlış okumuşlar. Ayetteki "henüz adet görmeyenler" ifadesinden çocuklarla evlenmeye fetva vermişler. Ayet bu.

Talak

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım

4 - Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.

Vehbe Zuhayli'nin el-Fıkhu’l-İslamî Kitabı

Alttaki paragraf Suriyeli alim Vehbe Zuhayli'nin el-Fıkhu’l-İslamî kitabından. Talak dördüncü ayeti çocukların evlenmesine delil getiriyor.

“İslam âlimlerinin birçoğuna göre, erginlik çağına girmemiş bir kız çocuğunun uygun bir kimseyle evlendirilmesi caiz bulunmaktadır. “Kadınlarınızdan âdetten kesilenlerin iddetinde tereddüt ederseniz, onların iddet süreleri üç aydır. Henüz âdet görmeyenlerin (de süreleri böyle hesaplanır)” (Talak: 4) mealindeki ayette yer alan “Henüz âdet görmeyenlerin de süreleri böyledir.” ifadesi, âdet görmemiş kız çocuklarının da evlendirilebileceğine delil sayılmıştır. Bazen küçük yaştaki kızı evlendirmek bir maslahata binaen yapılır. Baba, uygun talibi kaçırdığı takdirde, bir daha öyle bir kimseyi bulmayabilir endişesiyle kızını evlendirmesi maslahata uygun bulunmaktadır. Maslahat ise, şer’î bir delildir. (Bak: V. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 7/179-180).”

Talak Suresi Dördüncü Ayette Yapılan Tahrif

Bu sadece bir örnek pek çok tefsir kitabında buna benzer bir açıklama görebilirsin. Burada sorulacak soru anadili Arapça veya anadili gibi Arapça bilen insanlar Talak dördüncü ayeti nasıl yanlış anlarlar? Burada art niyet yoksa yanlış anlayamazsın. Dr Fatih Orum'un konuyla ilgili makalesinden yapılan yanlışı görebilirsin.

Küçüklerin veliler tarafından evlendirilebilmesine cevaz veren hükmün âyet, rivâyet, icmâ, kıyas ve maslahat gibi delillerine kısaca değindik. Şimdi bu delilleri değerlendirip meseleyi Kuran açısından hükme bağlamaya çalışacağız. “Kadınlarınız içinden âdetten kesilmiş olanlarla, âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır…” mealindeki Talâk sûresinin 4. âyetini “henüz hayız görmemiş olanlar” olarak yorumlayanlar küçüklerin evlendirilebilmesi için bu âyeti delil getirirler. Oysa Arapça’da “lem = لم” edatı dili ve mişli geçmiş zamanın olumsuzu (cahd-i mutlak), “lemmâ = لما” edatı ise şimdiki bitmiş zamanın olumsuzunu (cahd-i müstağrak) ifade etmek için kullanılır. Dolayısıyla “henüz” anlamını “lem” değil “lemmâ” edatı verir. “lemmâ = لما” edatı başına geldiği muzari fiilin zamanını geçmişe, anlamını olumsuza çevirir. Fiilin henüz olmadığı ama olmasının beklendiği anlamını kazandırır. Ayrıca çocuk için “hayız görmedi” ifadesi kullanılmaz. Çünkü zaten hayız görmediği için çocuktur. Bu ifadenin kullanılması için şahsın önce hayız görmeye başlaması sonra da çeşitli sebeplerle hayız görememesi gerekir. Bize göre “lem yahıdne = لم يحضن ” ile kastedilen “mümteddetü’t-tuhr” denilen ve hayzı bir kaç yıl uzayabilen kadınlardır. Âyet bu kadınların durumunu düzenlemektedir. Aksi halde bu durumda olan bir kadının boşandıktan sonra iddetinin bitmesi ve kocasının evinde geçireceği zaman seneler sürebilir.

Fatih Orum - Kur'an ve Geleneğe Göre Küçüklerin Evlendirilmesi makalesi - Makalenin tamamına buradan ulaşabilirsiniz

Talak Suresinde Ne Anlatılıyor?

Üstteki paragraftaki özellikle Arapça tahlile dikkat çekerim, "henüz adet görmemiş" ifadesinin başında eğer lem edatı değil de lemmâ edatı olsaymış bu insanların yorumları doğru olacakmış. O zaman adet görme olayının henüz olmadığı ama olmasının beklendiği anlamı çıkarmış ama "henüz adet görmemiş" ifadesinin başında lemma değil lem var. Anadili gibi Arapça bilen insanlar bunları nasıl gözden kaçırır? Talak suresinde bahsedilen olay boşanma sistemi. Bu sure evlenmiş, evli yaşamış sonra da evliliklerini bitirme kararı alan insanlara nasıl ayrılacaklarını anlatıyor. Ayet, adetten kesilen ve adet düzensizliği yaşayan kadınların bekleme süresini gösteriyor. Bütün olay bu. Arapça bilmeyen ateistler de talak dördüncü ayetin mealine veya Vehbe Zuhayli gibi insanların kitaplarındaki açıklamalara bakarak İslam'da çocukların evlendirilmesine izin olduğunu sanıyorlar.

Evlilik Çağı Reşit Olmayla Başlar

Allah Kur'an'da evlilik çağından bahsediyor. Bu ayetler indiğinde "evlilik çağı da nedir?" diye sorulduğuna dair hiç bir rivayet yok. Demek ki Araplarda evlilik çağı diye bir çağ varmış. Bunları Nisa Suresinin iki ila altıncı ayetlerinden anlıyoruz. İkinci ayet şöyle;

Nisa

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım

2 - Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helali haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.

Bu ayet, eğer bizim yanımızda yetimler varsa ve malları da bize emanetse, bu malların yenmesini yasaklıyor. Yetimin malına ne zamana kadar biz bakacağız, koruyacağız sorusunun cevabını da Nisa altıncı ayet veriyor. Bu aynı zamanda evlenme yaşını da bildiriyor. Eğer reşit olduklarına dair bir emare görürsek yani artık kendi mallarını yönetecek akıl olgunluğuna erişmişlerse yetimin malı yetime teslim edilmek zorundadır.

Nisa

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım

6 - Yetimleri deneyin. Evlenme çağına erdiklerinde, eğer reşit olduklarını/aklen olgunlaştıklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını geri alacaklar) diye, israf (aşırılık) ederek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. (Velilerden) kim zengin ise, (yetim malından yemeğe) tenezzül etmesin. Kim de fakir ise, örfe uygun bir biçimde (hizmetinin karşılığı kadar) yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.

Bu ayette, evlilik çağının buluğ ya da daha aşağısı değil de rüşde kavuşunca olması gerektiği anlaşılıyor çünkü malı üzerinde tasarruf etme hakkı olmayanlar reşit değildir. Bir erkek malını yönetmeye başlayacak ki evlenip evini geçindirsin. Reşid olmadan malını alamıyorsa nasıl evlenip ev geçindirecek? Kim bakacak bunlara? Şunu da belirtmek lazım; herkesin rüşd çağı farklı olabilir. Bir genç ergenlikle beraber rüşd çağına girebilir ama başka bir genç on sekiz yaşına gelmesine rağmen rüşd çağına girmemiş olabilir. Bunu tespit edecek olanlar evlenecek kişilerin velileridir. İslam'da bu yüzden nikah denetime tabi tutulur. Denetimsiz nikah geçerli değildir.

"Efendim bunlar yetimler için söylenmiş" deyip de kendimizi cehenneme girmeye zorlamayalım. Allah yetimler üzerinden evlenme çağını anlatmış. Yetimlere ayrı diğer gençlere ayrı kurallar getirmemiş. Daha hala bu ayetler üzerine söz söyleyen kendisini Allah'ın yerine koymuştur.

Peygamberimiz Aleyhisselam Aişe Annemizle Kaç Yaşındayken Evlendi?

Hz Aişe'nin doğumuna M.S 612, peygamberimizle evlenmesine de M.S 619 diyorlar. Buna bakan biri hemen çıkarma yapıyor "Muhammed Aişe ile yedi yaşında evlenmiş" diyor. Bir başka grup "Aişe annemiz evlendiğinde dokuz yaşıdaydı" diyor. İnsanlar kimin yaptığı belli olmayan bu tarihlendirmeye inanıp araştırma yapmıyor. Başka kaynaklara da bakmak gerekir. Başka kaynaklara bakınca ben neler buldum yazayım; Hz Aişe peygamberimizle nişanlanmadan önce Mut’im ibn Adiyy’in oğlu Cübeyr ibn Mut’im ile nişanlıymış. Hz Aişe'nin babası Hz Ebu Bekir islama girince Cübeyr ibn Mut’im annesi Hz Aişe'yi istememiş, nişan bozmuşlar. Sebebi oğullarını da müslüman yaparlar diye korkmuşlar. Hz Aişe'yi babası beş yaşında başkasıyla mı nişanlamış? Bu saçmalık. "Yedi, dokuz oluyor da beş neden olmasın" dersen başka hesap gösteririm. Hz Aişe'nin ablası var, Hz Esma. Kitaplarda Esma ile Aişe'in yaş farkı on olarak geçiyor. Esma 595 senesinde doğmuş (kaynağı Nevevî, Tehzîbü’l-Esmâ, 2/597; Hakim, Müstedrek 3/635.) On beş yaşında müslüman olmuş (kaynak Nevevî, Tehzîbü’l-Esmâ, 2/597; Hakim, Müstedrek 3/635.) ve 695 yılında yüz yaşında ölmüş. Medine'ye hicret 622'da yapıldı. Esman'ın ölümü (695 - 622 = 73) hicretin yetmiş üçüncü senesine denk geliyor. Bu durumda Medine'ye hicret sırasında Esma yirmi yedi yaşında olur. Aişe ile aralarında on yaş olduğuna göre Aişe hicret sırasında en az on yedi yaşında olur. Tersten de gidebiliriz. Esma on beş yaşında müslüman olduysa, aralarında on yaş olduğundan, Esma müslüman olduğunda Aişe beş yaşında olur. Medine'ye hicret risaletten on üç sene sonra yapıldı. Hz Aişe Medine'ye hicrete kadar on üç sene Mekke'de kalmış oluyor, topla kaç ediyor, on sekiz. İki hesap hemen hemen örtüştü demek ki bu tarihler doğru. Peygamberimizin Hz Aişe ile Mekke'de evlendiğine dair rivayet olduğu gibi hicretten altı yedi ay sonra evlendiğine dair de rivayet var ki doğru olan Mekke'de evlendiğidir. İster hicretten önce evlensinler ister hicretten sonra, evlenirken Hz Aişe'nin yedi, dokuz yaşında olmadığı en az on yedi yaşında olduğu kesindir. Okullarda matematik okutuluyor ya bunun için; İnsanlar açtığı ilk kitaptaki hesap kitaba inanmasın, kontrol etsin, kendi de hesap kitap yapsın diye.

Dünyadaki Çocuk Gelinler

Peygamberimizin Hz Aişe’yle 17-18 yaşında evlendiğine göre muhtemelen Nisa altıncı ayetteki Arapların evlilik çağı 17-18 yaş civarıydı. Demek ki Allah Arapların 17-18 yaş nikah çağını yanlış bulmamış. Müslümanlar kendi Kitaplarından haberi olmadığı için çocuk gelinler var. Alttaki fotoğrafı Pulitzer ödüllü Stephanie Sinclair çekmiş.

dünyadaki çocuk gelinler

Sinclair Yemen, Afganistan, Hindistan gibi ülkelerde çocuk gelinlerin fotoğrafını çekiyor "Too Young to Wed" "Evlenmek için çok genç" adıyla bütün dünyaya gösteriyor. Ondan sonra biz İslam'ın insanlığın bütün problemlerine çözüm olan tek din olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Allah Bakara yüz kırk üçüncü ayette Sizi merkez toplum yaptık ki insanlara örnek olasınız, , Ali İmran yüz on da ise Siz, insanlar için ortaya çıkarılmış en iyi topluluksunuz. Allah’a inanıp güvenerek marufun (Kur'ân’a uygun olanın) yapılmasını ister, münkerden (Kur'ân’a uymayandan) men edersiniz diyor. Marufun yani Kur'an'a uygun olanın yapılmasını isteyecek olan ümmet bugün tam tersi Kur'an'a uymayan her şeyi kendisi yapıyor. Bu haldeyken insanları marufa nasıl çağıracağız? Çocukların evlendirilebileceğine izin verildiği zannedilen bir dinin problem çözeceğine kim inanır?