İslam'da Kadınların Şahitliği Meselesi

Sayfa Başlıkları

  1. Ateist Grupların Eleştirisi
  2. On Altı Yaşındaki Atefah'ın İran'da Yaşadıkları
  3. Kur'an'da ki Adaleti Emreden Ayetler
  4. Tecavüz Suçu Nasıl Erkeklere Zina İftirasına Dönmüş?
  5. 1979'da Pakistan'da Çıkan Kanun
  6. Allah Kadınlardan Şahit İstiyor
  7. Kur'an'a Göre Kadın ve Erkeğin Şahitliği Eşittir
  8. DNA Testi Yapılmalı
  9. Bakara Suresi 282. Ayetteki Kadınların Şahitliği Ticaretle İlgilidir
  10. Peygamberimizin Uygulaması: Bir Kadının Şahitliğini Kabul Etmesi

Bu resmi ateist gruplardan biri sosyal medyada paylaşmıştı. Resimde yazan bilgi doğru ama çok eksik. On altı yaşındaki Atefah'ın başına resimde yazandan çok daha fazlası geldi. İran'da oldu. Ateist gruplar bu haberleri paylaşıp "sizin din dediğiniz şey bu" diyorlar. Haklılar ama bilmedikleri ya da görmezden geldikleri şey bu uygulamalar İslam'da yok Mezheplerde var. O Mezhepler yüzünden on altı yaşındaki Atefah İran'da şunları yaşadı;

On Altı Yaşındaki Atefah'ın İran'da Yaşadıkları

Atefah on üç yaşında bir arkadaşının doğum günü kutlamasına katıldı, eve dönerken bir erkeğin arabasına yalnız bindiği için "topluma kötü örnek olma" suçlamasıyla tutuklanıp hapse atıldı. Hapiste kırbaç cezası uygulandı. Cezaevindeki gardiyanların tacizine maruz kaldı. Hapisten çıktıktan bir kaç hafta sonra, taksicilik yapan, eski İslam devrimi muhafızı olan Ali Darabi tarafından üç kere tecavüz edildi. Olayı polise anlatınca, polis suçlunun eski İslam devrimi muhafızı olması dolayısıyla şikayetçi olmamalarını, gizli tutmalarının daha iyi olacağını söyledi. Atefah, olay gizlendiği için bunu fırsat bilen olaydan haberdar olan başka kişilerin de tecavüzüne uğradı. İran'da Ahlak polisi var ama onlar da olaylara müdahale etmedi. Daha sonra Atefah imzasız bir mektupla hakkında ahlaksız olma, yaşıtlarına kötü örnek olma suçlamalarıyla tekrar tutuklandı. Tekrar kırbaç cezasına çarptırıldı. Yakınları avukat Muhammed Hosdi ile görüştü ve Hosdi Atefah'ı savunmayı kabul etti. Davayı Hacı Rezai hem savcı hem hakim olarak yönetti. Ali Darabi dışındaki tüm sanıklar yani tecavüzcüler şahit ve kanıt olmaması gerekçesiyle beraat etti. Darabi suçunu kabul etti ama Atefah'ı suçladı; başının şeriata uygun şeklide örtülmediği için tahrik olduğunu ileri sürdü. Doksan beş kırbaç cezası alarak hapisten kurtuldu. Bu kararlara tepki gösteren Atefah başörtüsünü çıkarıp hakime fırlattı. Hakim Atefah'a zina suçundan ölüm cezası verdi. Avukat buna itiraz etti. On altı yaşında bir kızın zina suçuyla idam edilmemesi gerektiğini söyledi ve temyize gitti. Davası üst mahkemede devam etti. Üst mahkeme Atefah'ın yaşını yirmi ikiye çıkararak alt mahkemenin kararını onadı. Atefah 15 Ağustos 2004 günü saat altıda, kent meydanında bir vincte idam edildi. İbret olsun diye ölü bedeni kırk beş dakika vinçte asılı bekletildi.

Güya İran İslam devleti. Güya şeriatla yönetiliyor. Bunları gören ateistler, deistler İslam'ı böyle zannediyor. Bütün bu ahlaksız, çarpık adalet sisteminin İslam'ın hükmü olduğunu zannediyorlar.

Kur'an'daki Adaleti Emreden Ayetler

Atefah ve onun gibi milyonlarca kadının yaşadığı adaletsizliği ilkokul üçüncü sınıfa giden çocuklar bile anlar. Hem İslam devleti olup hem nasıl adaletsizlik yapabiliyorlar? İran İslam devleti olsa, gerçekten şeriat devleti olsa alttaki ayetleri uygulaması gerekirdi, Hiçbir şeyin üzerini örtmez, kimseyi kayırmaz böyle adaletsizlik yapmazlardı.

NİSA SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım

58 - Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne güzel öğüt verir. Allah dinler ve görür.

Şeriat devleti, her konuda ilgili ayeti yürürlükte tutan devlettir. Öyle olması lazım. Atefah örneğinde İran’da görevler işin uzmanlarına verilseydi böyle adaletsizlik olmazdı. Diyelim ki Atefah’ın bir erkle yalnız başına arabaya binmesi suç. Hakkında işlem yapıldığında polis memurundan gardiyana kadar ayetin dediği gibi görevliler liyakat sahibi insanlardan seçilmiş olsaydı kimse Atefah’a defalarca tecavüz edemezdi. Aynı şey hakim için de geçerli. İslam devletinde bir hakim asla adaletsizlik yapamaz çünkü Nisa 135. ayet Adaleti ayakta tutun diyor.

NİSA SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım

135 - Ey inanıp güvenenler (müminler)! Allah için şahitlik yaparak hakkı ayakta tutan kişiler olun; ister kendiniz, ana babanız veya yakınlarınız aleyhine olsun; isterse zengin veya fakir olsunlar, Allah, onlara sizin yakınlığınızdan daha yakındır. Arzularınıza uymayın yoksa saparsınız. Ağzınızı eğip büker veya şahitlikten kaçarsanız bilin ki Allah, yaptığınız her işin iç yüzünü bilir.

Hatta Allah yaşadığımız toplumda veya diğer ülkelerde nefret ettiğimiz, kin duyduğumuz topluluklara bile adaletle davranmamızı emrediyor Bunlar emirdir.

MAİDE SURESİ

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım.

8. Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz sizi adaletsizliğe sevketmesin. Adil olun! Bu, Allah’a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

İran eğer İslam devleti olsaydı bunun gibi ayetleri uyguluyor olurdu. O zaman da işlenen suçlar bize anlamsız gelse bile en azından adaletli bir şekilde yargılanırdı. Demek ki İran ne kadar aksini iddia etse de İslam devleti değilmiş. Bu mu şeriat? Bu nasıl İslam diye sormanın anlamı yoktur Bu, İslam değildir.

Tecavüz Suçu Nasıl Erkeklere Zina İftirasına Dönmüş?

Atefah'ın yaşadığı tecavüzler ve adaletsizlik her gün Hindistan, Pakistan vs de yaşanıyor. Kadınlar, genç kızlar polise tecavüze uğradıklarını söylüyor, polisler ise şahit getirmelerini istiyor. Kadınlar şahit getiremedikleri için seksen sopa cezasına çarptırılıyorlar. Mezheplerin içinde bulunduğu rezilliği buradan görebilirsin. Niçin şahit getiremeyen kadına seksen sopa atıyorlar? Bu hüküm nereden çıkıyor? Dört mezhebin dördü de alttaki ayetin kapsamını değiştirerek bu hükmü çıkarmıştır.

Nur

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım

4 - İffetli kadınlara zina suçu atan sonra dört şahit getiremeyenlere seksen kamçı vurun; ebediyen onların şahitliğini kabul etmeyin. Onlar yoldan çıkmış kimselerdir.

Ayet iffetli/namuslu kadınlara zina iftirası yapılması durumunda ne yapılması gerektiğini anlatıyor. Birinin zina yaptığını iddia edeceksen dört kişiyle beraber porno filim izler gibi olaya şahit olman lazım. Eğer bir kadına zina isnadında bulunuyorsan dört şahit gösteremezsen seksen kamçı yersin. Ayetin hükmü bu. Bunu dönüştürdükleri uygulama ise şöyle; Bir kadın tecavüze uğrayıp, polise "şu adam/adamlar bana tecavüz etti" deyip şikayetçi olunca, eğer şahit gösteremezse o adamlara zina iftirası attığına hükmedip tecavüze uğrayan kadına seksen sopa cezası veriyorlar. İslam dünyası aklını çoktan kaybetmiş. Düşünmenin yasak olduğu, muhakeme yeteneğinden yoksun, ezbere dayalı eğitim sistemi İslam dünyasını bu hale getirdi. Nur dördüncü ayet "tecavüze uğrayan kadınlar şahit getiremezse seksen kamçı vurun" demiyor. Namuslu kadınlara zina iftirası için dört şahit getiremeyene verilen ceza, tecavüze uğrayan kadınların kendilerine tecavüz eden erkeklere karşı delil getiremeyince, o erkeklere zina iftirası atılmasına dönüştürülmüş. Kim erkekleri de bu ayet kapsamına sokmuşsa cehennemdeki yerini hazırlamış demektir. Onların bu hükümleri nedeniyle her yıl milyonlarca tecavüz mağduru kadın iftira cezasına çarptırılıyor.

1979'da Pakistan'da Çıkan Kanun

Pakistan'ın eski devlet başkanı General Ziya Ül Hak döneminde ülkenin İslamlaştırılması çerçevesinde, 1979'da bir kanun yürürlüğe girdi. Bu kanuna göre; bir kadın tecavüze uğradığını kanıtlamak için inancı sağlam dört Müslüman erkeği getirmek durumunda. Getiremezse kendisine tecavüz eden erkeklere zina suçlamasıyla çok ağır hukuki tahkikatlara maruz kalıyor. Son yıllarda basında bu kanunların değişmesi için çalışma yapıldığına dair haberler çıktı. Değişip değişmediğinin haberine rastlamadım. Bu kanuna göre bir kadın tecavüze uğradığını kanıtlamak için inancı sağlam dört Müslüman erkeğin şahit getirmek zorunda. Bu mümkün değil ki. Dağ başında, kimsenin olmadığı yerde tecavüze uğrayan kadınlar nasıl dört erkeği şahit gösterebilir? Bu kanunun İslam hukukuyla yakından uzaktan alakası yoktur. Allah'ın Kitabında böyle adaletsizlikler yok. Bu kanunların çıkış noktası Mezheplerdir. Mezheplere ve bir çok tefsir alimine göre kadınların şahitliği geçerli değildir. Bir kaç örnek göstereyim.

Kadınların Şahitliğini Kabul Etmeyen Mezheplerdir

Kurtubî'nin tefsirinden

İmam Zuhri’nin bildirdiğine göre, “Hz. Peygamber ve kendisinden sonraki iki halifesi (Ebu Bekir, Ömer) devrinden beri devam edip gelen sünnete (İslami prensibe) göre, (kısas, zina gibi) had cezaları konusunda kadınların şahitliği uygun görülmemiştir.” (İbn Ebi Şeybe, Musannef, 5/533)

İbn Ebi Şeybe değişik rivayetlerde “kadının şahitliğinin hudud, talak, kan (kısas) konusunda caiz olmadığını” rivayet etmiştir. (İbn Şeybe, Zeylaî, Nasbü’r-râye, 4/79)

“Kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı içinizden dört şahit getirin....” (Nisa 4/15); “Namuslu kadınlara zina isnadında bulunup, sonra bunu ispat için dört şahit getiremeyenlere seksener sopa vurun...” (Nûr 24/4) ayetlerinde istenen “dört şahit” anlamındaki ifade, İslam bilginlerinin çoğunluğu tarafından “dört erkek Müslüman şahit” olarak anlaşılmıştır. (Kurtubî, ilgili ayetlerin tefsiri)

Allah Kadınlardan Şahit İstiyor

Son paragraftaki Nur dördüncü ayette dört şahidin İslam bilginlerinin çoğunluğu tarafından “dört erkek Müslüman şahit” olarak anlaşılmıştır ifadesi kendini Allah yerine koymaktır. Bu tefsirler Allah’ın kadınlara tanıdığı bütün hakları ellerinden aldı. Bu tefsirdeki diğer çarpıtma Nisa on beşinci ayetteki fuhuş yapan kadınlara istenen dört şahit. Arapçada bizim dilimizden farklı olarak kelimelerde dişi erkek formu var. Kadınları ilgilendiren bir fiil ya da kelime kullanılırken müennes formunda yani dişi formunda, erkekleri ilgilendiren bir ifade kullanılırken müzekker yani eril formunda yazılır. Mezheplerin "kadınlar şahitlik yapamaz" diye delil getirdiği Nisa on beşinci ayetteki "içinizden dört şahit getirin" ifadesi müennes bir ifadedir yani kadınlara yöneliktir.. Allah kadınlardan dört şahit istiyor. Ayetin konusu tamamen kadınlar ama Mezhepler, tefsir alimleri bu ayrıntıları katlederek kendi görüşlerini ayetlere söyletmişler. Allah kadınlardan şahit getirin derken Mezhepler bunu erkeklerden şahit getirilmesine çevirip kadınların şahitlik hakkını gasp etmişler. Buna göre bir kadının tecavüze uğradığını yüz kadın da görse şahitliklerini geçerli saymıyorlar. Bu tamamen Mezheplerin uygulamasıdır. İslam'da böyle bir şey yoktur.

Kur'an'a Göre Kadın ve Erkeğin Şahitliği Eşittir

Bunu Nur suresi altı ile dokuzuncu ayetlerinde görüyoruz. Önce şunu tekrar hatırlatayım; Allah Nisa on beşte "Kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı aranızdan dört şahit getirin" dedi, peki bir adam karısının zina yaptığına şahitlik etse ve bunu kimse görmese, bu adam dört şahidi nereden bulacak? Allah yapılması mümkün olmayan bir şey mi istemiş? Hayır, Nur suresinde karı koca arasında zina iddiasına nasıl şahitlik edileceği anlatılıyor.

Nur

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım

6 - Eşlerine zina suçu atan ve kendileri dışında şahitleri olmayanlar... Böyle birinin şahitliği, kesinkes doğru söylediğine dair dört defa Allah’ı şahit tutması ile olur.

7 - Beşincisinde, eğer yalan söylüyorsa Allah’ın lanetine uğramayı diler.

Bir erkek karısının zina yaptığına dair kendisinden başka şahidi yoksa Allah'a dört defa yemin eder. Neden dört defa? Çünkü Nisa on beşte Allah zina iftirasına dört şahit istedi. Dört defa yemin edince Nisa on beşin gereğini yapmış olur. Bu durumda kadına zina cezası mı uygulanacak? Hayır. O da Allah'a yemin edecek. Bu ayetleri kadın ve erkeğin şahitliğinin eşit olduğunu göstermek için yazıyorum.

Nur

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım

8 - Kadından o azabı (kamçı cezasını) giderecek olan şu şekilde dört defa şahitlik etmesidir: Allah şahit, kocası kesinkes yalan söylüyor.

9 - Beşincisinde, eğer (kocası) doğru söylüyorsa Allah’ın gazabına uğramayı diler.

Görüldüğü üzere kadın ve erkek Allah'a eşit sayıda yemin etti. Her ikisi de Allah'ı dörder defa kendi söylediğinin doğru olduğuna şahit tuttu. Bu ayetlerden anlıyoruz ki kadın ve erkeğin şahitliği eşittir. Bunu Mezheplerin nasıl bozduğuna dair yeterli açıklama yaptım sanıyorum.

DNA Testi Yapılmalı

Bugün her konuda olduğunu gibi adli tıpta da teknoloji çok ilerledi. Tecavüze uğrayan bir kadından şahit getirmesi istenmesi yerine tecavüzcünün DNA'sı alınmalı, dosyalanmalı. Böylece bu kişilerin yakalanması en sağlam delillerle yapılmış olur. Bunun yapılmaya başlandığını basından görebiliyoruz.

8 yaşındaki Zeynep Ensari’nin tecavüz edilerek öldürülmesi, Pakistan’da kadınları sokağa döktü. Ufak kızı bir seri katilin öldürmüş olabileceği konuşuluyor.

5 Ocak’ta 8 yaşındaki Zeynep Ensari, yakındaki Kuran kursuna gitmek için evinden çıktı. Ancak bir daha sağ görülmeyen kızın cesedi, Salı günü bir çöpte bulundu.

Polis ölüm raporunda, birkaç kez tecavüze uğrayan kızın, boğularak öldürüldüğünü açıkladı.

Kasur kentinde yaşayanlar, olayı protesto etmek ve saldırganın yakalanmasını talep etmek için sokaklara çıktı. Güvenlik güçleriyle kanlı çatışmalara yol açan protestolarda, geçen yıl en az 12 küçük kız çocuğunun kaçırılıp tecavüz edilerek öldürülmesine karşın, bugüne kadar hiçbir suçlunun yakalanamadığına dikkat çekildi. Çıkan olaylarda iki protestocu hayatını kaybetti.

Üç gün süren kanlı gösterilerin ardından bugün kentte ortam sakinleşti. Pencap Eyaleti’nin yöneticilerinden Rana Sanaullah, yapılan DNA testi sonucunda olayın en az 5 benzer vakayla ilgisi olduğunu duyurdu. Yeni bulgular üzerine polis, ikisi kızın akrabası olan 8 kişiyi gözaltına aldı.

Kadın, erkek, çocuk, bebek kim tecavüze uğruyorsa şahit getirmesine zorlanmak yerine DNA testi olayları çok büyük oranda aydınlatacaktır. Bunu yapmak yerine kadınların şahitlik hakkını gizlemek için ayetlerin anlamını değiştirmişler. Onlardan biri de Bakara 282. ayet

Bakara Suresi 282. Ayetteki Kadınların Şahitliği Ticaretle İlgilidir

Bu ayette Allah borçlandığımız zaman ne yapmamız gerektiğini anlatıyor. Bir erkek ya da iki kadın şahit sözü bu ayette geçiyor ve Allah neden iki kadın dediğine de açıklık getiriyor. Ayetin konusu tamamen ticarettir.

Bakara

Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım

282 - Ey inanıp güvenenler, birbirinize belli bir vadeye kadar borçlandığınızda borcunuzu yazın. Bir yazıcı, aranızda doğru olarak yazsın. Yazıcı Allah’ın bu ayette öğrettiği gibi yazmaktan kaçınmasın. Yazıyı borçlu yazdırsın. Sahibi(Rabbi) olan Allah’tan çekinsin de borçtan bir şeyi eksiltmesin. Borçlu; sefih[1*], güçsüz[2*] veya söyleyip yazdıramayacak durumda ise onu velisi, doğru olarak yazdırsın. Erkeklerinizden iki kişiyi de şahit tutun. İki erkek yoksa bir erkek ile iki kadın da olur. Bunlar, şahitliğini kabul edeceğiniz kişilerden olsunlar. Kadınlardan biri unutur veya yanılırsa, diğeri hatırlatır. Şahitler çağrıldıklarında kaçmasınlar. Borç ister büyük ister küçük olsun, vadesi ile birlikte yazmaktan üşenmeyin. Allah katında böylesi daha düzgün, şahitlik için daha sağlam[3*], şüpheye düşmemeniz için daha uygundur[4*]. Aranızda alıp verdiğiniz peşin ticaret olursa, onu yazmamanın size günahı olmaz. Alım satım yaptığınızda şahit tutun. Yazıcı da şahit de zarar görmesin; onlara zarar vermeniz, yoldan çıkmanız olur. Allah’tan çekinerek korunun. Bunu size Allah öğretiyor. Her şeyi bilen Allah’tır.

[1*] Beceriksiz, malının değerini bilmeyip, gereksiz harcama yapan.

[2*] Çocuk, bunak veya çok yaşlı.

[3*] Sağlam olan iki şeyi karşılaştırınca birine daha sağlam denir. Bu yüzden “şahitlik için daha sağlam…” sözü, onun sağlamının da olduğunu gösterir. Bu âyeti tam anlamak için ona benzeyen şu âyetleri okumak gerekir: “Müminler! Sizden biriniz ölüm döşeğinde vasiyet edeceği zaman içinizden güvenilir iki şahit tutsun. … Eğer şahitlerin günaha girdikleri anlaşılırsa ölenin hak sahibi iki yakını onların yerine geçsin ve şöyle yemin etsinler: Vallahi, bizim şahitliğimiz onlarınkinden daha doğrudur, biz haksızlık etmeyiz. Öyle olsa zalimlerden oluruz. Böylesi, şahitliği gereği gibi yapmalarının alt seviyesidir...” (Maide 5/106-108) Kadın erkek ayrımı olmaksızın güvenilir iki şahit, alt seviye olduğuna göre şahitler, iki erkek, iki kadın veya bir erkek ile bir kadın da olabilir.

[4*] “Daha doğru…” ile başlayan ifadeler, borcu yazmanın farz olmadığını ve tavsiye niteliğinde olduğunu gösterir.

Vahyin ilk indiği yıllarda da daha sonra da bu gün de gelecekte de ticaretten, borçtan, hukuktan anlamayan kadınlar olacaktır. Bu ayetteki bir erkeğe karşın iki kadın şahit bu yüzden getirilmiş. Kaldı ki Allah zaten sebebini de açıklıyor Kadınlardan biri unutur veya yanılırsa, diğeri hatırlatır. Bugün de geçmişte de gelecekte de şirket yöneten kadınlar oldu olacak. Şirket yöneten kadınlar borç, ticaret konularına hakim oldukları için böyle bir kadının şahitlik için yeterli olacağı açıktır. Bu ayetin tecavüze uğrayan kadınların şahitliğinin kabul edilmemesiyle hiç bir alakası yoktur.

Peygamberimizin Uygulaması: Bir Kadının Şahitliğini Kabul Etmesi

Hadis şöyle;

“Ukbe b. el-Harise, Ebû İhâb kızı Ümmü Yahya ile evlenmişti. Ukbe dedi ki: Siyahi bir cariye geldi, ben sizin ikinizi de emzirmiştim” dedi. Bunu Peygamber (s.a.v)’e anlattım, benden yüz çevirdi. Önüne geçtim ve tekrar anlattım, dedi ki: “Nasıl olacak? Cariye ikinizi de emzirdiği kanaatinde’. Sonra kadınla evlenmesini yasakladı.” (Buharî, Şehâdât, 13)

Peygamberimizin bu hadisine rağmen fıkıhta süt akrabalığının sabit olması için kadınların şahitliği yeterli görülmez. Konu ile ilgili olarak Ömer Nasuhi Bilmen'in Istılahatı Fıkhiyye Kamusu'nun ikinci cildinin 296. paragrafında şöyle yazar;

“Süt akrabalığı konusunda şahitlik nisabı, güvenilir olmak şartıyla iki erkek veya bir erkek ile iki kadındır. Fakat bu hususta yalnız bir erkeğin veya yalnız iki veya daha fazla kadının şahitlikleri kabul olunmaz.

Peygamberimiz olayın tarafı olan kadının sözlerini kabul etmiş. Hadis hadis diye tutturanlar daha ne istiyor? İşte hadis. Ayetlerde ortada. Buna rağmen fıkıhta süt akrabalığının sabit olması için kadınların şahitliği yeterli görülmez. Konu ile ilgili olarak Ömer Nasuhi Bilmen'in Istılahatı Fıkhiyye Kamusu'nun ikinci cildinin 296. paragrafında şöyle yazar;

“Süt akrabalığı konusunda şahitlik nisabı, güvenilir olmak şartıyla iki erkek veya bir erkek ile iki kadındır. Fakat bu hususta yalnız bir erkeğin veya yalnız iki veya daha fazla kadının şahitlikleri kabul olunmaz.

Ayetlerin ve peygamberimizin açık hadisine rağmen, bir kez daha kadınların şahitliğinin kabul edilmemesinin sebebinin mezheplerin ve tefsir alimlerinin görüşü olduğunu görmüş oluyoruz.